Bir Devir Bitiyor, Bir Diğeri Başlıyor: Spider Man: Far From Home Eleştirisi
19 Temmuz 2019

Uyarı: Bu yazı Spider Man: Far from Home ve Avengers: Endgame filmleri için sürpriz bozucu detaylar (SPOILER) içerebilir.

 

Marvel Sinematik Evreni, şu ana kadarki en çok kazanç elde eden film serilerini içeriyor. Avengers: Endgame, Box Office’de tüm zamanların en çok kazananı olamadı belki ama bu dev para basma makinesinin imtiyaz sahibi Disney’in elini yadsınamaz biçimde güçlendirdiği bir gerçek. Endgame sonrası vizyona giren ilk Marvel Sinematik Evreni filmi Spider Man: Far From Home ise ilk haftasında 700 milyon dolar civarında gişe rakamı elde ederek ‘’tüm zamanların lideri olma yarışında ben de varım’’ dedi. Peki filmin detaylarına bakınca gerçek bir başyapıt mı görüyoruz yoksa Box Office başarısının sırrı boş bir yapımı ‘’halkla ilişkiler ve pazarlama’’ taktikleriyle olduğundan fazlası gibi göstermekte mi yatıyor? 


Marvel Sinematik Evreninde yer alan diğer filmler ve kahramanlar ile Spider-Man’i ayıran bir durum var. Daha önce çıkan Marvel filmlerinin aksine Disney, Spider Man filmlerinin imtiyazına sahip değildi. Bu hak, imtiyazı çok daha önceden Marvel’dan satın almış olan Sony’ye ait idi. Bu yüzden diğer kahramanların aksine Spider Man’i beyazperdede çokça izlemiştik. Tobey Maguire ve Kirsten Dunstlı orijinal üçleme ve Andrew Garfield’ın başrolde olduğu sonlanamayan ‘’The Amazing Spider-Man’’ serisi mahallenin dostu kahramanımızın yüzünü biraz eskitmişti. Bu nedenle çizgi film ve çizgi romanlarda gördüğümüz Spider-Man’i sinema adaptasyonunda da izlemek isteyen hayranların serzenişlerini anlasak da bu kadar fazla işlenmiş bir karakterin yeni serisinde farklı bir tarz ve farklı bir karakter ile işlenmesi yapımcılar tarafından verilmiş akıllıca bir karar denebilir. İşte Spider-Man: Far from Home’da bu ‘’yeni nesil’’ Spider-Man’in son macerasına ortak oluyoruz, film aynı zamanda Avengers: Endgame ile son savaşı yaşanan bir dönemin kapanışını ve (özellikle krediler sonrası sahneler ile) yeni bir dönemin açılışını yapıyor.    

 

Filmde Avengers: Endgame’de işlenen olaylar sonrasında bazı kahramanların kayıpları ve kaybolduğu zannedilen insanların dönüşleriyle başa çıkmaya çalışan ve deyim yerindeyse ‘’travma sonrası semptomları’’ olan bir dünya işleniyor. Peter Parker ise süper kahraman olmak konusunda eskiden olduğu kadar motive değil ve daha çok Avrupa’ya yapılacak okul gezisinde MJ’e açılmakla ilgileniyor. Ancak Nick Fury ve süper kahraman görevleri Peter’ın peşini Avrupa’da da kolay kolay bırakmayacaktır. Dünyanın büyük bir tehdit ile karşı karşıya kaldığını Fury’den öğrenen Peter, bir yandan da MJ’in gözüne girmeye ve ona açılmaya çalışmaktadır. Görevi sırasında tanıştığı Mysterio ise onun üzerindeki yükü alıp işini kolaylaştırmaktadır ancak Mysterio’nun dünyasında her şey göründüğü gibi değildir ve çok geçmeden gerçek adı Quentin Beck olan bu adamın gerçek niyeti ortaya çıkar.

 

Filmin en çok öne çıkan özelliği görselliği ve görüntü yönetmenliği denebilir. Avrupa’nın en güzel şehirlerinden bazılarının arka plan olarak kullanıldığı filmde bu etmen, etkili bir biçimde kullanılsa da dengeli seçimler ile çiğ olmaktan kaçınılmış. Aynı zamanda Mysterio’nun illüzyonları ve bunların dövüş sahnelerinde kullanımı da izleyiciye doyurucu bir görsel deneyim yaşatıyor. Bunun yanı sıra hikayedeki çatışmanın yeniden tanımlanıp ray değişmesi Captain Marvel’a benzer bir biçimde ilgi çekici olmayı başarmış, ancak bu değişim yaşanıp Mysterio’nun gerçek hikayesi ortaya çıkana kadar biraz sabırlı olmak gerekiyor, senaristler bu formüle fazla alışırsa ileriki filmlerdeki hikayeler çıkmaza girebilir. Filmde önemli rollerde izlediğimiz hiçbir sanatçının oyunculuğu sırıtmıyor, ancak yan roller için hem oyunculuk hem de karakter yazımı açısından bir sıkıcılık mevcut diyebiliriz. Peter - MJ ilişkisi bu filmde çizgi romanlardan bağımsız biçimde yorumlanabilmiş olsa da Peter’ın diğer sınıf arkadaşlarını ya da diğer yan karakterleri önemsememiz için tek cümlelik espriler dışında pek bir neden gözükmüyor. Bu durum da yine ileride çekilecek filmler için üzerinde durulması gereken bir sorun gibi gözüküyor.

 

Spider Man karakterinin (filmlerde, çizgi romanlarda ve çizgi filmlerde) en büyük çatışmaları sınırlı güçleri ile özel hayatının (daha çok May Hala ve Mary Jane’in) ve süper kahraman hayatınının birbirine girmesi ve sevdiği insanlar için bir tehlike haline gelmesiyle oluşur. Yeni Spider-Man’de bu formülün yarısını oluşturan süper kahraman hikayeleri güzel işlenirken Peter’ın kişisel hayatı ile ilgili detaylar daha ilgi çekici hale getirilmeli gibi görünüyor. Bununla birlikte yine de ortaya takip etmesi eğlenceli, komik ve görsel açıdan doyurucu bir yapım çıkmış.

 

Artık 20’den fazla filme sahip olan Marvel sinematik evreni ile ilgili çoğu kişinin görüşü zaten oturmuş durumda ve bu evreni izlemekten keyif almayanları şaşırtacak bir film olmasa da, Spider-Man: Far from Home beklentileri karşılamakta zorlanmıyor ve bir sonraki filmleri takip etme isteği uyandıracak merakı uyandırmayı da başarıyor. Marvel sinematik evreni filmleri arasında en çok beğenilen filmlerden bir tanesi olmuş gibi gözüküyor Spider-Man: Far from Home, ve bu başarıyı hak ettiğini söyleyebiliriz.