Yaklaşan Sevgililer Gününe İnat Ağlatan Yerli Aşk Filmleri

Bazılarımızın sevgimizi ifade etmek için fırsat bulduğu, bazılarımızın da pek bir anlam veremediği Sevgililer Günü kapıda... Bizce bu sene 14 Şubat'ı sevgililik konseptinden çıkarın ve yalnız bile olsanız size her zaman bir şeyler hissettiren "aşk"ı sevmeye bakın :) "Aşk"a aşık olanlar, aşık olmayı özleyenler, aşka küsenler ve ağlamaya yer arayanlar için hüngür hüngür ağlatan yerli aşk filmlerimiz sizleri bekliyor!

Beyaz perdeye Güney Kore-Çin ortak yapımı A Wedding Invitation filminden uyarlananan Acı Tatlı Ekşi'yi izlerken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız! Uzun yıllardır birlikte olan çiftimizin yolları, henüz evlenmeye hazır olmayan Duygu'nun Murat'ın evlilik teklifini reddetmesiyle ayrılıyor. Bu ayrılık, 5 yıl sonra her ikisi de bekarsa son bulacaktır; ancak 5 yıl sonra her şey Duygu'nun beklediği gibi gerçekleşmez... Son zamanların en beğenilen yerli romantik-dram yapımlarından biri olan Acı Tatlı Ekşi'de, Aşk Yeniden dizisinde yakaladıkları uyumla beğeni toplayan Özge Özpirinçci ve Buğra Gülsoy yer alıyor. Özpirinçci, Kadın dizisindeki performansıyla 2018 Altın Kelebek Ödülleri'nden En İyi Kadın Oyuncu ödülüyle ayrılmıştı.  

Küçük yaşta ailesini kaybeden Özgür, dedesinin varlığı sayesinde oldukça rahat bir hayat sürmüş ve şımartılmıştır. 18 yaşına girdiğinde ise işler değişir... Özgür, dedesinin mirasını alabilmek için vasiyetin şartlarını yerine getirmeli ve bir köy okulundan mezun olmalıdır. Miras uğruna girdiği bu yolda büyük sırlarla ve hayatının aşkıyla tanışacaktır. Genç oyuncular Ekin Koç ve Neslihan Atagül'ün başrollerinde yer aldığı filmin yönetmenliğini Abdullah Oğuz üstlenmişti.

Senaryosu ve müzikleriyle izleyen herkesin kalbine dokunan, adı gibi masal tadında bir film. Anaokulu öğretmeni olan Nehir (Melisa Sözen), kendisini derinden etkileyen bir şarkının müzisyenini bulmaya kararlıdır. Bu güzel tesadüfün bir araya getirdiği Nehir ve Ozan (Mert Fırat) için masalsı bir yolculuk başlar. Ancak Ozan'ın hayatında yaşadığı derin bir travma, ilişkilerini adeta bir çıkmaz sokağa sokacaktır. İnişler, çıkışlar, imkansızlıklar ve aşk dolu birkaç saat geçirmeye hazır olun!

Büyüleyici bir aşk hikayesi gibi başlayıp hiç beklemediğimiz bir sona yelken açan Delibal ile aşk, heyecan, umut, mutluluk, gerginlik ve hüzün gibi bambaşka duyguları iliklerimize kadar yaşamıştık. Çağatay Ulusoy ve Leyla Lydia Tuğutlu'nun başrollerinde yer aldığı film, farklı idealleri ve hayat tarzları olan iki gencin çok aşık olarak beraber bir yola girmeleriyle hepimizin hayatının bir anına dokunmayı başarmıştı. Hepimize "Çok klasik!", "Ancak filmlerde olur!" dedirten o mükemmel aşk hikayesi, Barış'ın (Çağatay Ulusoy) bipolarlığı ile hiç beklemediğimiz bir sona sürüklenmişti. 

2011 yılında oldukça ses getiren film, Türkiye’nin 70’li, 80’li, 90’lı ve 2000’li yıllarını ziyaret ederek, o yılların artık unutulmaya yüz tutmuş popüler kültür öğelerinden, müziklerinden, yaşam biçimlerinden ve alışkanlıklarından besleniyor.  “Aşk Tesadüfleri Sever”, birçok defa yolları tesadüfen keşisen Özgür (Mehmet Günsür) ve Deniz (Belçim Bilgin)'in engellerle dolu aşk macerasını anlatırken İstanbul’dan Ankara’ya yaptığı nostaljik yolculuklarla yıllarca akıllardan çıkmayacak göz yaşlarınızı tutamayacağınız bir aşk filmi.

Ekranlarda görmeyi özlediğimiz Özgü Namal ve artık romantik yapımlarda pek yer almayan Engin Altan Düzyatan'ı buluşturan film 2013 yılında vizyona girmişti. Eşinden boşanan, müziği bırakan, sadece kızı sayesinden hayata tutunan Mehmet (Engin Altan Düzyatan) ve eşi tarafından terkedilen Ayşe (Özgü Namal) aslında uzun yıllardır aynı apartmanda oturan iki arkadaştır. Olumsuzlukların bir araya getirdiği Mehmet ve Ayşe'nin arkadaşlıkları giderek başka bir hal alacaktır.

Hala izlemeyen var mı bilemiyoruz ama "yürekleri dağlayan" deyiminin bu filme cuk oturduğunu çok iyi biliyoruz. Ağlamaksa ağlamak, masalsa sonu oldukça kötü ama ölümsüz aşkı simgeleyen bir masal... En büyük hayali yazdığı senaryolardan birinin filme çekilmesi olan Metin, yapımcılar tarafından sürekli geri çevrilmektedir. Hayalleri yıkılan Metin bir gün gittiği barda Duygu'yla tanışır ve zil zurna sarhoş olan bu kıza evini açar. Oldukça masalsı başlayan bu hikaye Duygu'nun sürekli bırakıp gittiği notlarla sır dolu bir yola dönüşmüştür. Bu sırrı keşfetmeye kararlı olan Metin ise öğrendikleri karşısında yıkılacaktır. Ağlatan aşk filmleri arasına kesinlikle girmeyi hakeden film "İsyan" şarkısını ve incir reçelini hayatımıza sokmuş ve Halil Sezai Paracıklıoğlu'nun filmdeki performansı çok konuşulmuştu. 2014 yılında vizyona giren İncir Reçeli 2 filminde ise bu hüzünlü hikayenin devamı ele alınmıştı.

Güzel, çekici ve başarılı bir kadın olan Eylül, yaşadığı kötü bir olay sonucu hayatının son bir ayını hatırlamamaktadır. Çevresindeki herkes Eylül'ü her şeyin yolunda olduğuna inandırmaya çalışırken Eylül şüphelerinin peşinden Bozcaada'ya gider. Ve hiç hatırlamadığı, tuhaf bir adam ona seslenir: "Eylül, beni hatırlamıyor musun? Sen burada, bu adada bana aşık oldun!" Oldukça başarılı bir kurguyla seyirciyi şaşkınlığa uğratan romantik-dram türündeki filmde Engin Akyürek ve Farah Zeynep Abdullah muhteşem oyunculuklarını izliyoruz.