Sundance Film Festivali'nde Ödül Almış Bağımsız Filmler

Robert Redford'un 1981 yılında kurduğu Sundance Film Enstitüsü'nce her sene düzenlenen, Hollywood'un popüler kültür ürünü filmlerinin dışında kalan veya onlara alternatif olan bağımsız filmlerin yarıştığı Sundance Film Festivali'nin en sıra dışı filmlerini sizler için derledik. Türk yapımı bir bağımsız film ile başladığımız listemize, bağımsız sinema seyircileri tarafından olduğu kadar, Sundance jürisince de beğenilerek ödüle layık görülen filmleri ekledik. 

Geçtiğimiz sene Sundance Film Festivali’nde gösterimi yapılan ve "Büyük Jüri Ödülü"ne layık görülen Tolga Karaçelik yönetmenliğindeki yerli bağımsız film Kelebekler’i listemize eklemek istedik. Yönetmenin Kelebekler'le tarzının epey dışına çıkmış olması kimi eleştirmenleri şaşırtmış olsa da bu değişiklik, kadrodaki canlılık ve senaryonun küçük parçalardan bütüne giden yapısı, bu filme özgünlük katmış ve filmin, Sundance Film Festivali'nden ödülle dönmesini sağlamış. Kelebekler'in konusu ise kısaca şöyle: Üç kardeş uzun zamandır görüşmedikleri babalarından aldıkları haberle memleketlerine doğru yola çıkarlar. Bu ziyaret, kardeşlerin gömülü kalmış duygularının ve anılarının açığa çıkmasına sebep olurken film seyirciye ailedeki yaraların derinliğini, absürd ve içten bir şekilde gösteriyor.

2018 yapımı bir bağımsız filmle devam edelim. Belgesel türündeki Three Identical Strangers'ın senaryosunun eşsiz anlatıcılığı, filmin Sundance Özel Jüri Ödülü'ne layık görülmesinde etkili olmuş. Sundance'de kazandığı ödüle ek olarak, BAFTA da dahil olmak üzere birçok önemli ödül töreninde de adaylıkları olan bu belgesel film, bizi biz yapan şeylerin ne kadarının doğuştan ne kadarının yetiştirilmeden kaynaklandığı üzerine oldukça ilginç bir belgesel. 12 Temmuz 1961 yılında doğan üçüz kardeşler, psikologların da yönlendirmesiyle farklı ekonomik sınıflarda ailelere evlatlık verilmişler. Bunun yapılmasının amacı, dolaylı bir deney yaparak bu kardeşlerin gelişimlerini ve yetiştirmeden kaynaklanacak farklılıklarını gözlemlemekmiş. 1980 yılında tesadüf eseri, üniversite bağlantıları sayesinde tanışan bu üç kardeş, hayatlarının geri kalanında oldukça yakın olmaya devam etmişler fakat bir yandan da yaşadıkları bu travmatik olay, onların çeşitli psikolojik sorunlar yaşamalarına sebep olmuş.

Yönetmen Macon Blair’in ilk filmi olan I Don't Feel at Home in This World Anymore kadrosunda Melanie Lynskey, Elijah WoodDavid YowJane Levy ve Devon Graye'yi barındırıyor ve Netflix yapımı bir bağımsız film olma özelliği taşıyor. Blair, kariyerinin ilk filmini Sundance ödüllü filmler arasına sokmayı başarırken film, orijinal senaryosuyla da büyük takdir toplamış. Ruth adlı genç bir kadını merkezine alan film, suç kavramını inceliyor. Ruth, hayatı yolunda gitmeyen ve sabrını sınayan olaylara maruz kalarak günlerini adeta delirmeden geçirmeye çalışan bir kadındır. Bir gün evinin soyulmasının ardından, polisin ilgisizliği bardağı taşıran son damla oluyor. Elijah Wood tarafından canlandırılan komşusunun yardımıyla dizüstü bilgisayarının konumunu bulan Ruth, en azından bilgisayarını kurtarmak istemektedir. GPS’in gösterdiği konuma giden ikili, takip ettikleri bu ilk hırsızdan sonra arayışı burada bitirmemeye karar verir ve asıl maceraları bu noktada başlar.

Sundance ödüllü filmler içinde oldukça sıra dışı bir konuya sahip olduğunu söyleyebileceğimiz Zaman Yolcuları, kadrosunda Aubrey PlazaMark Duplass ve Jake Johnson gibi isimleri de barındırıyor. New York Times’ın "20lerinde ve mesleklerine karşı duyarsızlaşmaya başlamış genç insanların mutlaka izlemesi gereken filmlerden biri" olduğunu söylediği film, diyalogları ve komediyle harmanan derinliği ile Sundance ödüllü filmler arasında kesinlikle izlenmesi gerekenlerden biri. Komedi ve aksiyon türündeki bu bağımsız filmin konusuysa şöyle: Darius Britt ve iş arkadaşı gazetede bir ilan görürler ve bunu araştırmaya karar verirler. İlan, ilanı veren kişinin kendisiyle zamanda geriye gidecek insanlar aradığını söylemektedir. Hayatlarında heyecan arayan bu ikilinin fazla da üstünde düşünmeden atlayacağı bu macera beklediklerinden çok farklı olacaktır. 

Sundance ödüllü bağımlı filmler listemize aldığımız romantik müzikal film Once, hikayeyi anlatma yönü ve masum yaklaşımı nedeniyle listemizde yer alıyor. Orijinal ögeler içermesi ve müzikle kurguyu başarıyla harmanlaması bu filmi izleme listenize almanız için başlıca nedenler diyebiliriz. Gerçekçiliği aynı gerçek hayatta olduğu gibi içinde barındırdığı burukluklardan geçen yapım, İrlandalı bir adam (Glen Hansard) ve Çek bir kadının (Markéta Irglova) müzik üzerinden birbirleriyle kurdukları bağı oldukça iyi anlatmış olacak ki, ünlü yönetmen Steven Spielberg bu filmi "Bana yıl sonuna dek yetecek kadar ilham veren bir film" diye tanımlamış.

Joseph Gordon-Levitt’in kariyerinin ilk yıllarındaki performansını gördüğümüz Brick, sevgilisinden ayrılması sonrasında yalnız bir hayat süren genç bir lise öğrencisini konu alıyor. Brendan Frye adlı bu gencin durağan hayatı, eski sevgilisi Emily’den gelen ve yardım istediği telefon görüşmesinden sonra yavaş yavaş değişiyor. Bu görüşmede Emily sadece yardım istemiyor, Brendan’a bir takım ipuçları da veriyor. Bu noktada adeta bir dedektife dönüşen Brendan, soğukkanlılığını koruyarak unutmakta zorlandığı eski kız arkadaşının ortalardan kayboluşunu ve içine girdiği olayları çözmeye çalışıyor. Neo-noir bir film olan ve gizem türünde değerlendirilen bağımsız film Brick, 2005 Sundance Film Festivali’nde yapılan gösteriminden sonra oldukça iyi eleştiriler aldı ve şimdilerde kült bir film olarak kabul ediliyor. Dashiell Hammett'in romanlarından ilham alınarak yazılan Brick, yönetmeni Rian Johnson tarafından "ergen olma deneyimine oldukça yakın" olarak değerlendirilmiş. Bu kült bağımsız filmi mutlaka izleme listenize eklemelisiniz.

Çekimleri, yönetmenin o zamanlar çalışmakta olduğu mağazada yapılmış olan Clerks, Dante (Brian O'Halloran) ve Randal (Jeff Anderson) adlı iki çalışanın film boyunca müşterilerle olan diyaloglarını, kendi aralarındaki film ve müzik hakkındaki sohbetlerini ve vardiyaları bitene kadar vakit öldürmeye çalışmalarını anlatıyor. Clerks'ün konusunun bu sadeliği ve iki çalışanın bir gününü anlatırkenki tarzı, onu kült bir film yapıyor. Komedi türündeki bağımsız film Clerks, okurlarımızın seveceğine inandığımız ve Sundance Film Festivali'ne damga vurmuş filmlerden. Siyah-beyaz çekilen bağımsız sinema filmi Clerks, kült bir film olmanın ötesinde popüler kültürde de oldukça yer etmiş bir yapım. 27 bin dolar gibi düşük bir bütçeyle çekilen film, 3 milyon dolar gibi yüksek bir hasılat elde etmiş. 

Altın Palmiye (Palme D’ior) kazanan en genç yönetmen olan Steven Soderbergh’e Sundance Festivali'nde de Büyük Jüri Ödülü'nü kazandıran 1989 yapımı Sex, Lies and Videotape ile, yönetmenin diğer filmleri Unsane (2018), Side Effects (2013) gibi yapımlarda da belirgin olan tarzınının doğuşunu görüyoruz. Seyirciyi ters köşe yapmayı seven ve filmlerinde deneysel sekanslara yer veren yönetmen bu filminde, iki kadının hayatlarından dürüstçe bahsettikleri anları kasetlere kaydeden bir adamı ve bu adamın, bu kadınların ve bu kadınların hayatlarındaki adamların üzerindeki etkisini anlatıyor. Konuyu daha da karıştıran şey ise kadınların kardeş olması ve adamın, eşinin kız kardeşiyle de bir ilişki yaşıyor olması. Bu üçgen ve üçgenin dışında kalan adam aracılığıyla bize ilişkilerin doğasını ve aşkı sorgulatan yönetmen, aynı zamanda kurguyu canlı tutarak filmin sonuna kadar izleyiciyi filme bağlı kılıyor.