“Sinemacıların sinemacısı” lakaplı yönetmen Stanley Kubrick hayranlarına müjde! Ünlü yönetmenin kült filmlerinden bir seçki, 5-16 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek 38. İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. Stanley Kubrick filmleri, yönetmenin 20. ölüm yıl dönümü nedeniyle "Başyapıt Fabrikası: Stanley Kubrick" isimli özel bir bölümde saygı duruşu niteliğinde izleyiciyle buluşturulacak.

38. İstanbul Film Festivalinde gösterilecek olan Stanley Kubrick filmlerini sizler için derledik.

"/>

İstanbul Film Festivali’nde İzleyiciyle Buluşacak Stanley Kubrick Filmleri

“Sinemacıların sinemacısı” lakaplı yönetmen Stanley Kubrick hayranlarına müjde! Ünlü yönetmenin kült filmlerinden bir seçki, 5-16 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek 38. İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. Stanley Kubrick filmleri, yönetmenin 20. ölüm yıl dönümü nedeniyle "Başyapıt Fabrikası: Stanley Kubrick" isimli özel bir bölümde saygı duruşu niteliğinde izleyiciyle buluşturulacak.

38. İstanbul Film Festivalinde gösterilecek olan Stanley Kubrick filmlerini sizler için derledik.

Senaryosu Stanley Kubrick ve ünlü bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke imzalı olan bilim kurgu filmi 2001: Uzay Macerası, en iyi bilim kurgu filmleri arasındaki yerini hala korumaktadır.  Kubrick, Dr. Garipaşk filminin ardından bir bilim kurgu filmi çekmek istemesi üzerine Arthur C. Clarke’e danışır. Clarke da Kubrick’e ilham olması için “Sentinel” filmini izlemesini önerir ve bu efsanevi ortaklığın temellerini atar. Filmin seneryosunu Kubrick yazarken, aynı adlı kitabı da Clarke yazar ve kitap, filmin gösterime girmesinden sonra yayımlanır. Sinema tarihinin tartışmalı ve ünlü filmi, zamanın çok önünde oluşuyla da dikkatleri üzerine çekmiştir.

Soğuk Savaş döneminde geçen Stanley Kubrick filmi Dr. Garipaşk, Ruslar'a saldırmak için bahane arayan General Jack D. Ripper’ın aradığı bahaneyi bulması üzerine, nükleer saldırı gerçekleştirmeye karar vermesiyle başlar. Bahanesi ise "Ruslar'ın Amerikan halkının vücut sıvılarını kirletmesi"dir. Nükleer silahlara sahip bir Amerikan uçağı devriye uçuşu yaparken Ripper’dan saldırı emrini alır. Eş zamanlı olarak Amerikan Başkanı da Pentagon’da bir toplantı yapar. Rus büyükelçisi DeSadesky, Amerikan makamlarına Rus savunma teknolojisinin sahip olduğu "Doomsday Device"dan bahseder. Başkan'ın danışmanlarından, eski bir Nazi bilimadamı olan Dr. Strangelove, buluşun varlığını onaylar. "Doomsday Device" Rusya’ya yapılacak herhangi bir nükleer saldırıda, dünyadaki tüm canlıların yok olmasını sağlayacak bir silahtır.

Stanley Kubrick’in kült filmlerinden olan, romantik dram türündeki 152 dakikalık yapım Lolita, Prof. Humbert’ın geçici bir süre için bir oda kiralamasıyla başlar. Kaldığı evin sahibinin 15 yaşındaki kızı Lolita'ya aşık olan Profesör, onunla ilgili renkli hayaller kurmaya başlar. Lolita'ya daha yakın olabilmek için ev sahibi Charlotte ile evlenir. Ancak Charlotte, bir gün bu hayalleri öğrenmesi üzerine hayatını kaybeder. Annesinin öldüğünü Lolita’dan saklayan Profesor Humbert, onunla bir seyahate çıkar. Vladimir Nabokov'un kitabından uyarlanan filmde Lolita, kitapta 12 yaşındayken film için 15 yaşına çıkarılmış olsa bile, film yine de yayınlandığı yılda skandal olmuştur.

Trakyalı bir köle olan Spartacus, bir gladyatör olarak yetiştilir. Varinia isminde bir kadına aşık olur ve  rejime isyan eder. Yalnız onun isyanının bir farkı, tüm kölelerde özgürlük için bir kıvılcım yakmasıdır. Sayısız Oscar sahibi Spartacus, yayınlandığı  döneme damgasını vurmakla kalmayıp günümüze demokrasi algısıyla ilgili bir pencere açmıştır.

Birinci Dünya Savaşı'nda Fransız General Broulard, Almanlar'ın son derece güçlü birliklerle savundukları Ant Tepesi'ni ele geçirmeyi aklına koyar ve birliklerine taarruz emri verir. General Mireau ise bu kararın intiharla eş anlamlı olduğunu düşünmektedir ancak, kendi itibarını korumak onun için daha önemli bir mevzudur. Albay Dax'in komutasındaki Fransız güçlerinin ilk saldırıları başarısız olur ancak cepheleri terk etmeyi reddederler. Yenilgi karşısında çaresiz kalan Mireau, topçu birliklerine kendi askerlerine ateş açmasını emretmeyi bile düşünür. Ardından, askerlere ibret olması için üç askeri idam ettirmeye karar verir. Albay Dax, adamlarının hayatlarını kurtarmak için onları savunur . Stanley Kubrick’in 1957 yapımı filmi Zafer Yolları da İstanbul Film Festivali’nde Kubrick hayranları ile buluşacak.

Çete kurup soygun yapmayı planlayan eski bir mahkumun macerasını konu alan film de, Stanley Kubrick'in eşsiz yönetmenliğiyle Hollywood'un dikkatini çekmeyi başarmıştı. Bu yönüyle, önemini asla kaybetmeyecek olan Son Darbe de, 5-16 Nisan tarihleri arasında izleyicisiyle İstanbul Film Festivali'nde buluşacak.

Bir boksör ve dansçı bir kızın aşk hikayesini konu alan Stanley Kubrick filmi, öyküsü ve sinematografisiyle zamanın dikkat çeken filmlerinden olmuştur. Boksör Dave Gordon, karşı evde oturan Gloria'nın bir adamla kavga edişine tanık olup onu kurtarmaya niyetlenmesinin ardından, pek çok entrikanın içine düşer. Üstelik bu durum, garip bir aşk ilişkisini de beraberinde getirir. Çünkü Gloria, bir dans salonunda çalışmaktadır, üstelik patronu da ona saplantılı bir şekilde aşıktır. Bu basit öyküyü bile bir sinema başyapıtına çeviren Kubrick'in görsel zekasının kanıtı olan film, izleyicinin aklına Gloria'nın ailesine dair anıları anlattığı geri dönüş sahnesi ile kazınmıştır.

Stanley Kubrick’in ilk uzun metrajlı filmi olarak sinema tarihine geçen film,  Kubrick’in yakınlarından ödünç aldığı 40 bin dolarla çektiği bir filmdir. Senaryosunu Howard Seckler’in kaleme aldığı Fear and Desire, sinema tarihine "yönetmenin reddettiği film" olarak geçti. Teması itibarıyla Paths of Glory ’nin öncülü olarak nitelendirilebilecek filmin, bizzat Kubrick tarafından tüm kopyaları toplatılmıştır.

Zamanın büyük tartışmalara yol açan Stanley Kubrick filmi Gözü Tamamen Kapalı, Tom Cruise ve Nicole Kidman gibi oyuncuların da kariyeri için oldukça büyük bir adım olarak görülebilir. Yüksek gerilim içerisinde, evli bir çiftin psikoseksüel maceralarını konu alan film, yarattığı gizemle izleyiciyi sarıp sarmalıyor. Doktor William Harford (Tom Cruise)'ın, eşinin o güne dek gizlediği cinsel arzularını öğrenmesiyle başlayan olaylar ve muhteşem bir dille seyirciye aktarılan duygular zincirini konu alan film, Stanley Kubrick'in filmografisinde önemli bir yere sahiptir. Renkleri ve oyuncuları takip çekimleriyle de zamanın en iyilerinden olan kült film, 38. İstanbul Film Festivali’nde Stanley Kubrick hayranlarıyla buluşacak.

Stanley Kubrick filmlerinin değişmez bir özelliği olan detaycılığı her ayrıntısında taşıyan 1987 yapımı Full Metal Jacket, Vietnam Savaşı’nı ünlü yönetmenin bakış açısıyla izleyiciyle buluşturdu. Filmin başından ortalarına kadar, ağır bir askeri disiplinle çömez askerlerin eğitimini ve bu eğitimin onların farklı karakterleri üzerindeki psikolojik etkilerini izliyoruz. Usta yönetmenin askerlik ve savaş kavramlarının önemini izleyiciye neredeyse “yaşatarak” anlattığı Full Metal Jacket, ani bir geçişle izleyicisini savaşın ortasına bırakıyor. Stanley Kubrick’in imzası niteliğindeki detaycı anlatımı ve duygusallığıyla öne plana çıkan, Adam Baldwin, R. Lee Ermey, Vincent D’Onofrio gibi önemli isimlerin de yer aldığı unutulmaz film de, İKSV’nin düzenlediği İstanbul Film Festivali’nde yer alacak.

Jack Nicholson’ın hayat verdiği Jack Torrance, Colorado’da dağlar arasındaki Overlook Oteli’nin kış bakıcısıdır. Kışın kapalı olan otelde, ailesiyle birlikte oldukça uzun bir süre yalnız kalmaktadır. Danny Lloyd’un hayat verdiği, ailenin küçük oğlu Danny ise bir çeşit medyum olduğunu keşfeder. Gerilim ve gizeme hiç ara vermeyen Stanley Kubrick filminde, oteldeki kötü ruhlar beyaz perdeyi sarar. Otelin eski kış bakıcısı, yıllar önce otelde karısını ve iki kızını öldürmüştür. Hayalet Bay Grady Philip Stone'la tanıştığımızda, yine döneminde fark yaratan bir filmle karşı karşıya olduğumuzu anlıyoruz. Çünkü fazla zaman geçmeden Danny, babasının bu ruhlar tarafından kontrol edildiğini fark eder ancak, işler çoktan çığırından çıkmıştır. Cinnet de, 5-16 Nisan tarihleri arasında izleyicisiyle yeniden beyaz perdede buluşacak.

Romantizm, dram, savaş, tarih ve hatta biyogrofik öğelerin ustalıkla harmanlandığı Barry Lyndon, 1700’lü yıllarda geçiyor. Genç bir İrlandalı olan Redmond Barry, bir Subay'ı es kaza düelloda öldürür ve kaçarak kendisine yeni bir hayat kurmak ister. Bir dizi olay sonrasında kendisini, Prusya ordusunda ve savaşın ortasında bulur. Stanley Kubrick’in muhteşem sinema zekasının pırıltılarını gördüğümüz eserinde, kahramanımız savaş sonrasında, casus olarak görevlendirilir ve İrlandalı bir şövalyenin peşine takılır. Kurgunun izleyiciyi hayran bıraktığı Barry Lyndon’da, artık casus olan filmin ana karakteri Redmond Barry Prusya’dan kaçmayı başarır. Bir kumarbaz olur. Avrupa sosyetesine giren Barry’nin gözü ise çok daha yükseklerdedir.

1971 yapımı Stanley Kubrick filmi, geleceğin Britanyası’nda geçmektir. Uyuşturucu bağımlılarının oluşturduğu bir çete terör estirmektedir. Her gece insanlar kaçırılıp dövülmekte, birilerine tecavüz edilmekte ve hırsızlıklar yaşanmaktadır. Çetenin başındaki Alex karakterine Malcolm Mcdowell’ın hayat verdiği kült Otomatik Portakal filminde, çetenin üyeleri bir gece Alex’i polise ihbar eder  ve Alex'in yakalanmasını sağlarlar. Alex’e hapis cezasının hafifletilmesi için bir öneri sunulur. Bir deneye kobay olması önerisiyle karşı karşıya kalan Alex’in hayatı hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır. Ünlü yönetmenin sevilen filmi Otomatik Portakal da İstanbul Film Festivali’nde Stanley Kubrick anısına hazırlanan seçkide yer alıyor.