38. İstanbul Film Festivali'nin Ulusal Yarışma Bölümündeki Filmler

İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nca her sene Salon İKSV'de gerçekleşen İstanbul Film Festivali'nin 38.'si 5-16 Nisan 2019'da gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz günlerde başkanlığını Ümit Ünal’ın üstleneceği açıklanan 38. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma Jürisi’nin diğer üyeleri oyuncu Derya Alabora, oyuncu Alican Yücesoy, görüntü yönetmeni Andreas Sinanos ve yazar ve senarist Gaye Boralıoğlu olmuştu. Festival kapsamında birçok kategoride film izleyiciyle buluşacak ve bazı kategorilerde yarışmalar düzenlenecek. Her sene filmleri oldukça ilgi gören kategoriyse Ulusal Yarışma Filmleri. Biz de, 38. İstanbul Film Festivali'nin 9 Ulusal Yarışma finalisti filmini sizlerle detaylarıyla paylaşmak istedik.

 

Not: 38. İstanbul Film Festivali kapsamında bu yıl 175 uzun metrajlı ve 11 kısa film de seyirciyle buluşacak. Filmler, Beyoğlu’nda Atlas Sineması, Beyoğlu Sineması, Pera Müzesi Oditoryumu; Nişantaşı’nda Cinemaximum City’s; Gayrettepe’de Cinemaximum Zorlu ve Kadıköy’de Rexx Sineması ve Kadıköy Sineması olmak üzere 8 salonda gösterilecek. 

71. Locarno Film Festivali’nden "En İyi Yeni Yönetmen" ödülüyle eve dönen Tarık Aktaş filmi Nebula, yönetmenin senaryosunu yazdığı ilk uzun metraj filmi. Daha önce senaryo danışmanlığı yapan Tarık Aktaş bu filminde Hay adlı karakter aracılığıyla madde ve canlının birbiri arasındaki ilişkisine, doğanın ruhuna ve bizimle olan uyumlu birlikteliğine odaklanıyor. Hay’ın yaşadığı köyde gerçekleşen minik gündelik olaylar üzerinden devam eden film, bu karakterin gözlemlerine yer veriyor. Kurban Bayramı esnasında bir koyunu kesmek üzereyken yanlışlıkla kendisini kesen Hay, daha sonra koyunla arasında bir bağ keşfediyor bu onu çocukluğundan beri etkisinde kaldığı anılarına ve bu anılar aracılığıyla kendisine gelen farkındalığına değiniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı fonuyla çekilen film, aynı zamanda Sibirya’da düzenlenen Uluslararası Ateş Ruhu Festivali’nde "En İyi Uluslararası İlk Film" ödülüne layık görülmüş. Bu sene 38. İstanbul Film Festivali kapsamında Ulusal Yarışma filmleri arasında gösterilecek olan Nebula’yı kaçırmamalısınız.

Berlin Film Festivali’nde sekiz yıl aradan sonra Ana Yarışma için Türkiye’den seçilen ilk film olan Kız Kardeşler, Türkiye, Almanya, Hollanda ve Yunanistan ortak yapımı. Film, annelerinin ölümü sonrası köye getirilen ve köyde besleme olarak verilen kız kardeşlerin yıllar sonra köye geri dönüşünü, geçmiş ve birbirleriyle yüzleşmesini konu alıyor. Kız Kardeşler de 38. İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Yarışma'da yarışacak olan filmler arasında ve Emin Alper’in Abluka ve Tepenin Ardı filmlerinden sonra üçüncü filmi olan yapım, mutlaka izlenmesi gereken festival filmleri içinde yer alıyor.

34. Varşova Film Festivali’nin "Uluslararası Yarışması"nda ilk gösterimi yapılan Barış Atay filmi Aden, devlete bağlı hiçbir fondan yardım almaksızın çekilmiş, tamamen bağımsız bir yapım. Çekimleri Antakya’da yapılan filmin konusu ise şöyle: Marba ve Aras savaştan ve kıtlıktan kaçıp kendilerine huzurlu bir gelecek aramak üzere yola çıkarlar. Bu yolda, adeta bir hiçliğin ortasında iki kardeşle tanışırlar. Bu tekinsiz kardeşlere kendilerini birbirlerinin kardeşi olarak tanıtmaya karar verirler. Ancak bu eli silahlı iki kardeşin hayatına girmeleriyle Marba ve Aras’ın gelecek arayışları zorlu bir yola sapacak gibi görünmektedir.

Bir İstanbul Masalı, Anlat İstanbul ve Necropolis yapımlarından tanıdığımız Ömür Atay’ın ikinci filmi olan Kardeşler, sıkı gelenekler ve din içinde hapsolmuş genç bir adamın hikayesini anlatıyor. Yusuf adlı genç adam 4 sene bir ıslah evinde kaldıktan sonra ailesinin yanına döner. Yusuf’un her hareketini takip eden ve onu adeta bir tehdit olarak gören ailesinin baskısını üstünde hisseden Yusuf, onun hapse girmesinin asıl sebebi olan kardeşi Ramazan’la karşılaşmasıyla daha da derinleşir. Ramazan, kız kardeşini namus yüzünden öldürmüştür ve ailenin ileri gelenleri, Yusuf o sırada 18 yaşının altında olmasından ötürü, suçu onun üstlenmesi gerektiğine karar vermiştir. Bir de, kardeşlerin hayatına giren ve bu cinayetin aile dışındaki tek tanığı olan Yasemin vardır. Yasemin de aynı Yusuf gibi, aile için bir tehdit haline gelecektir.

Saraybosna Film Festivali'nde seyirciyle buluşan Güvercin Hırsızları, gerçeklik ve hayalin birbiri içine girdiği bir hikaye sunuyor izleyiciye. Anadolu’nun taşrasında güvercin hırsızı Mahmut ve İsmail’in başından geçen olayları anlatan film, bir yandan yürek burkucu, bir yandan da iç ısıtıcı bir hikayeyi aktarıyor. Yönetmen Osman Nail Doğan'ın, “Çocukluğuma dair bir şeyler yapmak istedim. Güvercin Hırsızları, tam anlamıyla bir yaşam tarzını anlatıyor. Bu yarı gerçek yarı kurmaca bir hikaye.” şeklinde tanımladığı film, yalınlığını ve doğallığını koruyarak izleyici karşısına çıkan bir yapım.

Zakir, İstanbul’da bir cezaevinde mektup okuma görevlisi olarak çalışmaktadır. İşi, mahkumlara gelen mektupları okumak ve gerekirse birtakım içerikleri sansürlemektir. Ardından, bu mektuplara ‘Görülmüştür’ kaşesi basarak mektupları mahkumlara iletir. Hayatından pek bir zevk de almayan Zakir’in dünyası, mektuplardan birinde çıkan bir fotoğrafla değişecektir. Selma’nın fotoğrafını gören Zakir, ondan çok etkilenir. Fakat Selma, hapishanedeki en belalı mahkumlardan biri olan Recep’in eşidir. Selma’yı daha yakından tanımak için onu takip etmeye başlayan Zakir, Recep ile arkadaşça bir yakınlık kurmanın da işine yarayacağını düşünerek ona yanaşır. Bu arada çiftin tüm mektuplarını okuyarak ilişkilerinin her detayını öğrenir. Ziyaret günlerinde onları kıskançlıkla izler. Ancak bir gün dayanamayacaktır. İ. Serhat Karaaslan'ın yönettiği filmin fragmanı henüz yayınlanmadı. Başrollerinde Saadet Işıl Aksoy, Füsun Demirel ve Berkay Ateş'in yer aldığı Görülmüştür, İstanbul Film Festivali'ndeki gösteriminin ardından 20 Eylül 2019'da vizyonda olacak.

Melih Cevdet Anday‘ın 1965 yılında kaleme aldığı oyunu İçerdekiler’in sinemaya uyarlanmış hali olan film, Gitmek: Benim Marlon ve Brandom, Unutma Beni İstanbul ve Sesime Gel gibi yapımları ile bilinen yönetmen Hüseyin Karabey tarafından çekilmiş. Başrollerinde Caner Cindoruk, Gizem Erman Soysaldı ve Settar Tanrıöğen’in yer aldığı film, bu sene 38. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma filmlerinden bir tanesi.

Kamil ve Remziye Fikirtepe’de yaşamaktadır. Kentsel dönüşüm sebebiyle evlerini kaybetmekle karşı karşıya kalmışlardır. Bir süredir işsiz olan Kamil, mecburen bu inşaatlardan birinde işe başlamak zorunda kalır. Hem bir Suriyeli'den emir almak hem de evlerinin de yıkılacağı yere oldukça yakın bir alanda çalışmak Kamil’i çok zorlamaya başlar ve Kamil, bir gün ortadan kaybolur. Remziye geride, Kamil’in yaptıklarının sonuçlarına katlanmak üzere kalakalır. Bu davranışların, tanıdığı adamı hiç yansıtmadığını düşünmektedir ancak mücadelesinden de vazgeçmeye niyeti yoktur. 2018 yapımı Ali Vatansever filminin başrollerinde Saadet Işıl Aksoy, Onur Buldu ve Erol Afşin yer alıyor. 

Venedik Film Festivali’nde gösterimi yapılan Yuva, ormanda sade bir hayat yaşamayı seçmiş bir adamın şehre getirilmeye çalışılması ve bu süreçte doğanın da bu olaya katılmasıyla adamın evrendeki yerini ve varlığını sorgulamasını konu ediniyor. Yönetmen Emre Yeksan'ın çok konuşulan ve pek çok ödül alan ilk filmleri Süt ve Körfez’den sonra bu filmi ile de beklentileri boşa çıkarmayacağını umuyoruz.