- Anasayfa
- Tüm Filmler
- Türk Filmleri
- Türk Tarih Filmleri
Türk Tarih Filmleri
Selanik’te çocukluktan başlayan arkadaşlık, önce silah arkadaşlığına sonrasında cumhuriyetle birlikte aynı ideallerin peşinde yürüyen yarım asırlık dostluğa ve ölene kadar süren kardeşliğe dönüştü. Aralarındaki dostluk o kadar büyüktü ki biri öldüğünde diğeri de hayata veda etmek istedi… Veda, ölüme meydan okuyan bir kuşağın hikayesi. Filmde sadece Atatürk’ün hayatı anlatılmıyor, aynı zamanda bir döneme ışık tutuluyor. Filmde dostluk, savaş, aşk, sevgi gibi konular 'insan olmak' çerçevesinde tekrar ele alınıyor. “Veda” Salih Bozok’un anlatımıyla, bu dostluğun; Atatürk’ün hayatının dönüm noktalarının, vatanı kurtarmak için ölüme meydan okuyan bir kuşağın komutanının hikayesi…
13 Kasım 1918'da İstanbul işgal altındadır. O gün Haydarpaşa Garı’nda, trenden inen genç paşa Mustafa Kemal Paşa (Alican Yücesoy), “Geldikleri gibi giderler” der. Aynı zamanlarda İstanbul sokaklarında, donanmadan terhis edilen bahriye çavuşu Yandım Ali (Kenan İmirzalıoğlu) dolanmaktadır. Bahriye Mektebinden kaçak, donanmadan terhis, yıllarca cephelerde savaşmış ve memleketin kurtuluşundan ümidi kesmiş bir külhan beyi'nin tek hayali biraz para kazanıp evli sevgilisini kaçırmak ve Viyana’ya gitmektir. Fakat Yandım Ali’ nin yolu bir gün Mustafa Kemal’le kesişir ve vatanın kurtuluşunun elzem olduğunun farkına varır.
Bizans İmparatoru İlletyus'un (Mehmet Ali Erbil) bir çocuk tarafından öldürüleceği kehaneti korku salar. Bunun üzerine yeni doğan bebekler için ölüm fermanı çıkarılır fakat bir bebek mucizevi bir şekilde hayatta kalır. Yıllar sonra bu bebek imparatorun karşısına çıkacak mıdır?
Takvimler Nisan 1915'i gösterdiğinde I. Dünya Savaşı'nın en çetin cephelerinden biri olan Çanakkale'de işgalci güçler aylardır sürdürdükleri kuşatmadan aylardır hiçbir şey elde edememiş haldedirler. Anzak güçleri daha sonra kendi isimleriyle anılacak olan Anzak Koyu'nda mağlup edilmişlerdir. İçinde isimsiz kahramanlar Muhsin ve Hasan kardeşlerin de yer aldığı Hilal-i Ahmer cemiyetine mensup destek birliği zorlu bir yol sonrası cepheye ulaşır. Ne var ki siperlere girdikleri anda savaşın tahmin edemedikleri sert ve acımasız yüzüyle karşılaşırlar. Muhsin çok iyi bir keskin nişancıdır ama her gün ölümle buruna burunadırlar. Yüzbaşı İbrahim Adil, Muhsin'i keskin nişancı olarak görevlendirmiştir ve yüzbaşıdan istediği tek şey kardeşi Hasan'ın cephe gerisinde görevlendirilmesidir. Muhsin bir başka keskin nişancı olan Şeref ile beraber en ön saflardaki düşman askerlerini avlarken keskin hüneri ve Anzak'ları tek tek indirmesi de tüm koya adının duyulmasına neden olacaktır. Fakat Anzak kuvvetlerinin başındaki İngiliz Binbaşı Steward'ın bu namlı Türk askerine karşı manevrası da gecikmeyecektir.
Yüzyılın casusu olarak bilinen Çiçero kod adlı Elyesa Bazna (Erdal Beşikçioğlu), 2. Dünya Savaşı sırasında İngiliz Büyükelçiliği’nde uşak olarak çalışmaktadır. Büyükelçilik içinden birçok bilgiye rahatça ulaşabilen Bazna, kısa süre sonra para karşılığı Almanlar için casusluk yapmaya başlar ve “Çiçero” kod adını alır. Çiçero savaşın gidişatını değiştirir ancak savaş esnasında yapılan T4 operasyonu ile engellilere yapılan katliamlara engel olamaz. "Yüzyılın en büyük casusluk hikayesi" olduğu iddiasını taşıyan "Çiçero", Almanya'nın pek bahsedilmeyen savaş uygulamalarından T4 programına değinerek down sendromlu, engelli vb. çocukların trajik kaderlerini de sinemaya yansıtıyor.