Tom Hanks Filmografi
Toy Story 5 ( Oyuncak Hikayesi 5 ), oyuncakların bugüne kadarki en büyük sınavını konu alıyor: modern dijital teknoloji. Filmde Woody, Buzz Lightyear, Jessie ve diğer sevilen oyuncaklar, çocukların değişen alışkanlıklarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Artık oyun saatlerinin yerini tabletler, dokunmatik ekranlar ve dijital içerikler almaya başlarken, oyuncaklar kendilerine bu yeni dünyada hâlâ yer olup olmadığını sorguluyor.
Bonnie büyüdükçe geleneksel oyuncaklara olan ilgisini kaybetmeye ve zamanının büyük bölümünü ekran başında geçirmeye başlar. Bu durum, oyuncaklar için ciddi bir varoluş krizine dönüşür. Bir zamanlar çocukların en yakın dostu olan oyuncaklar, artık ekranların gölgesinde kalmaktadır.
Ekibin karşısına çıkan en büyük tehdit ise Lilypad adındaki gelişmiş bir akıllı tablet cihazıdır. Bonnie için en iyisinin dijital dünya olduğuna inanan Lilypad, oyuncakların çocukların hayatındaki yerini tamamen ortadan kaldırabilecek kadar güçlü ve manipülatif bir rakip olarak öne çıkar.
Woody, Buzz ve arkadaşları, çocukların kalbinde yeniden yer edinmek için şimdiye kadarki en zorlu maceralarına atılır. Film, geleneksel oyun kültürü ile modern teknoloji arasındaki çatışmayı duygusal ve eğlenceli bir hikâyeyle ele alırken; dostluk, aidiyet ve değişime ayak uydurma temalarını da merkezine alıyor. Oyuncak Hikayesi 5, “oyun zamanı”nın geleceğini belirleyecek büyük bir mücadeleyi beyaz perdeye taşıyor.
1994 yılında 43 yaşındayken kalp krizinden ölen ikonik komedyen John Candy'nin hayatını ve mirasını inceliyor.
Bir aile şirketindeki gergin bir baba-kız ilişkisinin ardından gelişen karanlık bir casusluk hikayesi.
1987'de Oakland'da geçen dört birbiriyle bağlantılı hikâye; müzik sevgisi, filmler, insanlar, yerler ve bilinen evrenin ötesinde anılara odaklanıyor.
Film, nesiller boyunca yolculuk ederek insan deneyimini en saf haliyle yakalamaya çalışıyor. "Forrest Gump" filminin yönetmenini, senaristini ve oyuncularını bir araya getiren film; birkaç farklı aileye odaklanıyor.
Pixar's Lightyear'ın yapımında Buzz Lightyear'ın oyuncaktan insana evrimini keşfedin. Herkesin favorisi Space Ranger'ın kökenine ve kültürel etkisine, yeni bir "insan Buzz" tasarlama sanatına ve bu yolda Lightyear ekibinin karşılaştığı zorluklara dalın.
Ünlü yönetmen Wes Anderson'ın yeni filmi Asteroid City, 1955 yılında Amerika'daki kurgusal bir çöl kasabasında gerçekleşen Junior Stargazer kongresini anlatıyor.
Film, esrarengiz menajeri Albay Tom Parker (Tom Hanks) ile olan karmaşık ilişkisinin prizmasından görülen Elvis Presley'in (Austin Butler) hayatını ve müziğine odaklanıyor. Hikaye, Amerika'da gelişen kültürel manzara ve masumiyetin kaybolması zemininde, Presley'in şöhrete yükselişinden benzeri görülmemiş yıldızlığına kadar 20 yılı aşkın süredir Presley ve Parker arasındaki karmaşık dinamiği anlatıyor. Bu yolculuğun merkezinde Elvis'in hayatındaki en önemli ve etkili insanlardan biri olan Priscilla Presley de (Olivia DeJonge) var.
Dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali'nde yapan "Elvis", dakikalarca ayakta alkışlandı.
Huysuz emekli bir adam, gürültülü yeni komşularıyla beklenmedik bir arkadaşlık kurar. Yapım, 2015 tarihli İsveç filminin yeniden yapımıdır.
Dutton ailesi, yoksulluktan kurtulup daha iyi bir yaşam için Amerika'nın batısına doğru bir yolculuğa çıkarlar.
Dünyada kalan son insan Finch (Tom Hanks)’in, ölmekte olması sebebiyle, çok sevdiği köpeğine bakması için bir robot yapmasını konu alıyor. Üçlünün birbirlerine alışmak için çıktığı seyahatte, robotun insani duyguları öğrenmesini sürükleyici bir dille anlatıyor.
Kazak bir televizyon muhabiri olan Borat Sagdiev’in maceraları kaldığı yerden devam ediyor. Bu sefer Borat’a kızı Tutar eşlik ediyor.
Pixar Animasyon Stüdyosu’nun dünyanın ilk bilgisayar animasyonu “Oyuncak Hikayesi” filminden yaklaşık 20 yıl sonra “Oyuncak Hkayesi 4” ile birlikte izleyiciler, Disney•Pixar’ın bu çok sevilen, ikonik karakterleriyle tekrar buluşuyor. “Oyuncak Hikayesi” ve “Oyuncak Hikayesi 2” filmlerinin yönetmeni John Lassater; Woody, Buzz Işıkyılı ve diğer tüm oyuncakların hayatlarındaki yeni bir sayfayı açan filmin yönetmen koltuğunda oturuyor. Filmin senaryosu, üç Oyuncak Hikayesi filminin de yazarları olan Lasseter, Andrew Stanton, Pete Docter ve Lee Unkrich tarafından yazılıyor. Filmin 21 Haziran 2019 yılında vizyona girmesi bekleniyor. Filmin hayranlarının yaptığı bir fragmanı izlemektesiniz.
Ünlü semboloji uzmanı Robert Langdon (Tom Hanks) Dante'yle ilgili ipuçları peşindeyken kendini bir anda Floransa'da bir hastanede bulur. Son birkaç günde yaşanan olaylara dair en ufak bir fikri bulunmamaktadır. Kaldığı hastanede doktorluk yapan Sienna Brooks'un (Felicity Jones) yardımıyla Avrupa'nın dört bir yanını kapsayan bir zorlu bir yolculuğa çıkarak anılarını geri getirmeye ve dünya nüfusunun büyük kısmını yok edecek bir virüsü yaymak isteyen çılgın bir adamı durdurmaya çalışacak, bir yandan kendisini ortadan kaldırmak isteyenlerden kaçacaktır.
John’un iyi bir insan olma arzusu, ev arkadaşları Jane ve Motif ile olan dostluğunu sınar.
Walt Disney’in kızları kendisine en sevdikleri kitap olan P.L. Travers’ın yazdığı “Mary Poppins”in filmini çekmesi için yalvardıkları zaman Walt Disney onlara bir söz vermişti ama bu sözü tutmanın 20 yıl süreceğini hiç tahmin etmemişti. Telif haklarını alma sürecinde Walt, cimri ve uzlaşılması çok zor bir yazarla karşı karşıya gelir. Yazar, sevgili sihirli dadısının Hollywood tarafından kötüye kullanılmasına izin vermek istemez. Fakat kitap satmamaya, para yetmemeye başlayınca Travers gönülsüz de olsa Los Angeles’a Disney’in uyarlama planlarını dinlemeye gider. 1961’deki o kısa iki haftada Walt Disney var gücüyle çalışır. Hayalgücü yüksek resimli taslaklar hazırlanır ve yetenekli Sherman kardeşlerin neşeli şarkıları eklenir. Walt, P.L. Travers için tüm silahlarını seferber eder ama aksi yazar memnun olmaz. Travers giderek inatlaştıkça ve haklar elinden kayıp gittikçe o da olanları çaresizlik içinde seyretmeye başlar. Walt ancak kendi çocukluğuna dönünce onun peşini bırakmayan hayaletlerle ilgili gerçeği keşfeder ve birlikte Mary Poppins’i serbest bırakarak sinema tarihinin en sevimli filmlerinden birini ortaya çıkarırlar.
1850’de Pasifik Okyanusu’nu geçmekte olan isteksiz bir gezgin, iki savaş arasında kalan Belçika’da yaşayan, istikrarsız bir geçim kaynağı olan bir besteci, Vali Reagan’ın yönettiği California’da yaşayan yüce gönüllü bir gazeteci, yeraltı dünyasındaki alacaklılarından kaçan işe yaramaz bir yayıncı, ölüm hücresinde genetik olarak değiştirilmiş bir servis elemanı ve bilim ile medeniyetin çöküşüne tanık olan ve Pasifik Okyanusu’ndaki adaların birinde yaşayan Zachry. Cloud Atlas’ın anlatıcıları tarih koridorunda birbirlerinin sesinin yankısını duyuyorlar ve kaderleri bir şekilde mutlaka değişiyor. David Mitchell büyüleyici üçüncü romanında insanoğlunun tehlikeli güç arzusuna dair düşünme fırsatı sunmak adına dil, tür ve zaman sınırlarını tamamen kaldırıyor.
Woody ve Buzz, sahipleri Andy’nin günün birinde büyüyeceğini kabullenmiş durumdadır. Peki o gün gelip çattığında ne yapacaklardır? Serinin üçüncü bölümünde Andy, üniversiteye gitmeye hazırlanmakta, sadık oyuncakları ise belirsiz gelecekleri yüzünden endişe içindedir.
Dan Brown'ın çok satan romanında uyarlanan filmde Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon (Robert Langdon), Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi'nin inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten gizli örgüt Illuminati'nin hala faaliyette olup cinayetler işlediğini şaşkınlıkla öğrenir. Cinayete kurban giden isim ise parlak fizikçi Leonarda Vetra'dır. Langdon, medeniyeti yok olmaktan kurtarmak amacıyla Roma'da 400 yıllık izi sürerek Illuminati'yi bulmaya çalışır.
Arabalar, kendini tamamen başarıya ve kupalara adamış hırslı yarış arabası Lightning McQueen’in hikâyesini merkeze alıyor. Piston Kupası Şampiyonası'na katılmak için ülkeyi bir uçtan diğerine kat eden McQueen, yolculuğu sırasında beklenmedik bir kaza sonucu Route 66 otoyolundaki sessiz ve unutulmuş Radiator Springs kasabasına düşer.
Bu sakin kasabada mahsur kalan Lightning McQueen, buranın sıradışı ve samimi karakterleriyle vakit geçirdikçe hayata bakış açısını değiştirmeye başlar. Kazandığı her yarışla finiş çizgisine odaklanan genç yetenek, Radiator Springs sakinleri sayesinde gerçek başarının sadece kupalardan ibaret olmadığını ve hayatın kendisinin aslında başlı başına bir yolculuk olduğunu keşfeder.
Bir gece, Louvre müzesi müdürünün cansız bedeni bulunur. Bu olayın üzerine ünlü simgebilim Profesörü Robert Langdon (Tom Hanks) Louvre müzesine çağrılır. Müze müdürü ardında esrarengiz bir simge dizimi ve ipuçları bırakmıştır. Kendisi de tehlikede olan Langdon, polis kriptoloji uzmanı Sophie Neveu'nün (Audrey Tautou) yardımıyla, Leonardo Da Vinci'nin çalışmalarından bir dizi akıl almaz sırrı çözer. Tüm bu sırlar onları, hayatlarını 2000 yıldır gizli kalan eski bir gizemi korumaya adamış gizli bir topluluğu keşfetmeye yöneltir.
The Polar Express / Kutup Expresi bir çocuğun yüreğini tamamen kapatmak ile inancın yaş, kural ve sınır tanımadığını öğrenmek arasında seçim yaptığı, masumiyet ile olgunluk arasındaki o kritik noktayı işliyor.
Viktor Navorski, Amerika’ya giderken ülkesinde yaşanan askeri darbe nedeniyle New York’daki havaalanında mahsur kalır.
Pasaportu geçersiz sayıldığı için ülkeye girişine izin verilmez; ancak ülkesine de dönemediğinden havaalanının transit alanında beklemek zorunda kalır. Savaş sona erene kadar burada yaşamaya çalışan Viktor, bu süreçte hem sistemin kurallarıyla hem de havaalanının günlük hayatıyla baş etmek zorunda kalır ve hiç beklemediği olayların içine sürüklenir.
Popüler kültürün en uzun soluklu yapımlarından biri olan Ellen DeGeneres Show, komedyen ve oyuncu Ellen DeGeneres’in kendine has sunumuyla izleyici karşısına çıkıyor. Genellikle sadece "Ellen" adıyla anılan bu Amerikan talk show programı, eğlence dünyasının merkezinde yer alarak konuklarıyla gerçekleştirdiği samimi sohbetleri ekranlara taşıyor.
Programın dinamik yapısına eşlik eden geniş kadroda; Sophia Grace Brownlee, Rosie McClelland, Demi Lovato ve Justin Bieber gibi isimler öne çıkıyor. Stephen 'tWitch' Boss, Wanda Sykes, Howie Mandel, Bethenny Frankel ve Sean Hayes gibi popüler figürlerin de dahil olduğu bu zengin katılımcı listesi, gösterinin yıllar içindeki renkli ve çok sesli atmosferini yansıtıyor.
FBI’ın ünlü “En Çok Arananlar” listesinde yer alan en genç dolandırıcısının gerçek yaşam öyküsü... Frank Abagnale Jr henüz 18 yaşına gelmeden doktorluk, avukatlık ve büyük bir hava yolu şirketinde pilot yardımcılığı yapmıştı. Kılık değiştirme ustası olan Abagnale, aynı zamanda son derece zeki bir dolandırıcıydı. 16 yaşındayken başladığı çek sahtekarlığını 26 ülkede sürdürerek milyon dolar çapında dolandırıcılık yaptı. ABD tarihinin en başarılı banka soygununu gerçekleştirdi. Filmde, Abangale ile onu yakalmayı kafaya koymuş Carl Hanratty'nin kovalamaca maceraları ve zaman içinde gelişen beklenmedik dostlukları anlatılıyor.
Andy'nin tatil için bir kovboy kampına gitmesi sonucunda oyuncakları kendi başlarına kalırlar. Kafasını ilginç oyuncaklar toplamaya takmış Al McWhiggin adlı bir oyuncak koleksiyoncusunun Woody'i kaçırmasıyla birlikte olaylar gelişmeye başlar. Al'ın apartman dairesine götürülen Woody, 1950'lı yılların televizyon şovu "Woody's Roundup"ın ödüllü oyuncakları arasında en değerli koleksiyon parçasının kendisi olduğunun farkına varır. Orada aynı şovun diğer ödüllü oyuncaklarıyla tanışma fırsatını bulur Tanıştığı oyuncaklar arasında kovboy kız Jessie, Bullseye adlı bir at ve Stinky Pete adlı bir maden arayıcısı vardır. Woody'nın kaçırılması üzerine Andy'nın odasındaki diğer oyuncak arkadaşları Mr. Potato Head, Slinky, Dog, Rex ve Hamm duruma el koyarak arkadaşlarını bir müze parçası olmaktan kurtarmak üzere harekete geçerler. Bütün amaçları Andy kovboy kampından dönmeden Woody'ı kurtarmaktır.
Bir hapishanede gardiyanlık yapan Paul Edgecomb'un görevi, hücrelerinden alınan idam mahkumlarını, elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına kadar olan bir millik yeşil yoldan götürmektir. Edgecomb yıllar boyunca bu yoldan sayısız idam mahkumu nakleder. Ama hiçbirisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı biri olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkum olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça duygulu ve karmaşık bir iç dünyası olan Coffey, bazı doğa üstü güçlere sahiptir. Edgecomb onunla yakınlaştıkça artık hiç beklenmedik yerlerde mucizelerin olabileceğine inanmaya başlayacaktır. Esaretin Bedeli filmini de yönetmiş olan Frank Darabont, bu filminde de benzer bir atmosferi seyirciye başarıyla aktarıyor. Oscar Ödüllü Tom Hanks'in yanında, Michael Clarke Duncan ve James Cromwell gibi oyuncular başrolde yer alıyor.
Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir. Oyuncağı çok seven Andy, eski gözdesi Şerif Woody'e olan ilgisini yitirir. Bir gün Buzz yanlışlıkla pencereden aşağı uçunca, herkes Woody'nin onu öldürdüğüne inanır. Woody, kendisini kurtarabilmek için Buzz'ın arkasından giderek onu geri getirmeye karar verir. Fakat ikiliyi dış dünyada büyük tehlikelerle dolu maceralar beklemektedir.
ABD’nin en çok izlenen talk show ustalarından David Letterman; sinema, televizyon, tiyatro, müzik, politika ve spor dünyasının zirvedeki isimlerini ağırladığı ünlü şovuyla izleyicileri gülmekten kırıp geçiriyor.
David Letterman’dan boşalan geç saat dilimini devralan Conan O'Brien, televizyon dünyasının alışılagelmiş talk show formatını kendi sıra dışı mizahıyla yeniden şekillendiriyor. Late Night With Conan O'brien, bir yandan ünlü konuklarla yapılan röportajlar ve canlı müzik performansları gibi klasik unsurları barındırırken, diğer yandan türün sınırlarını zorlayan absürt karakterleri ve beklenmedik skeçleriyle rakiplerinden ayrılıyor.
Programın kendine has atmosferinde Conan O'Brien’a Andy Richter ve Joel Godard eşlik ederken; Jim Gaffigan, William Shatner ve Patton Oswalt gibi pek çok önemli isim de farklı bölümlerde bu tuhaf ve eğlenceli dünyaya konuk oluyor. Marc Maron, Lewis Black ve Brian Williams gibi isimlerin de dahil olduğu geniş kadro, şovun sadece bir sohbet programı değil, aynı zamanda yaratıcı ve öngörülemez bir komedi platformu olmasını sağlıyor.
Eşcinsel ve işinde başarılı bir avukatın (Tom Hanks) bir gün AIDS virüsü taşıdığını fark edilip, çok geçmeden çalıştığı hukuk bürosundaki işine de sudan bir sebepten dolayı son verilir. Şirketin patronu ile arasının çok iyi olmasından dolayı buna çok şaşıran avukat, şirketi ve patronu aleyhine mahkemeye dava açmaya karar verir. Böylece AIDS kurbanın bir insanın toplum içindeki yerini sorgulayan bir dava da başlamış olur. Ve ona bu hukuk mücadelesinde arkadaşı (Denzel Washington) yardımcı olur.
Jay Leno İle Tonight Show, televizyon dünyasının en ikonik isimlerinden biri olan Jay Leno’nun sunumuyla, dünyanın en popüler ünlülerini ağırladığı keyifli bir talk show deneyimi sunuyor. Programın dinamik yapısı içinde gerçekleşen samimi sohbetler ve eğlenceli anlar, izleyicilere ünlülerin dünyasına yakından bakma fırsatı veriyor.
Geniş bir konuk yelpazesine sahip olan yapımda; Terry Bradshaw, Dennis Miller, Wanda Sykes, Bill Maher ve Rob Schneider gibi isimlerin yanı sıra Phil McGraw, Howie Mandel, Prince ve Larry the Cable Guy gibi yıldızlar Jay Leno’nun masasına konuk oluyor. Mizahın ve güncel konuların harmanlandığı bu talk show, geniş kadrosuyla eğlence dolu bir atmosfer vaat ediyor.
The Simpsons ailesinin baba rolünü oynayan Homer Simpson ile lise aşkı Marge ile evlendikten sonra Springfield’in orta sınıf ailelerinin yaşadığı mahallesinde bir yaşam kurar. Lisa, Bart ve Maggie adında üç çocuğu olur. Bart hep 10, Lisa 8, Maggie ise 1 yaşındadır.Homer Simpson: Kel, şişko ve çok salaktır. Yıldönümleri, doğumgünleri ve özel günleri unutur. Bira içmeyi çok sever. Ama ailesini çok sever ve onlar için her şeyi yapmaya hazırdır. Ancak eşine ve çocuklarına büyük bir sevgi besliyor olmasına rağmen zaman zaman ilkel benliğinin etkisi ile kendi isteklerini ön planda tutabilir. Karakterler; Marge Simpson: Her zaman Simpson ailesini bir arada tutar. Diklemesine uzun mavi saçları vardır. Bart Simpson: Her zaman haylaz, yaramaz bir çocuk olduğu gibi okuldaki notları da çok düşüktür. Çok kolay şeyleri bile bazen anlamakta zorluk çeker. Lisa Simpson: Notları çok yüksek, saksafon çalan mükemmeliyetçi. Waylon Smithers: Burns'ün yanında çalışıyor, patronuna çok bağlı ve ona karşı değişik duyguları var. Abraham Simpson: Homer'in huzurevinde kalan babası, o kadar akıllı biri değil. Santa's Little Helper: Simpsons'ların zayıf çelimsiz ve her şeyi kemiren köpekleri. Snowball III: Maggie ile vals yapan, Lisa'nın bebeklerinin kıyafetlerini giyen gri kedi. Herschel Krustovfski: Palyaço Krusty adıyla tanınır. Komik bir palyaço değildir. Patty Bouvier: Marge'ın Motorlu Araçlar Departmanında çalışan sigara tiryakisi kızkardeşi. Selma Bouvier: İkizi Patty ile aynı yerde çalışan Selma'nın Homer'a karşı tutkulu bir nefreti var. Ned Flanders: Optimist ve kiliseye bağlı olan Ned, Homer'ın komşusudur. Homer Ned'den nefret eder ama bazen ondan yararlanır. Moe Syzlack: Springfield'da küçük kötü bir barı var, barında Homer, Carl, Lenny ve Barney hiç eksik olmaz. Barney Gumble: Hep Moe'nun barında oturur ve elinde bira eksik olmaz. Sürekli geğirir. Carl Carlson: Homer'ın nükleer fabrikadan arkadaşı olan Carl'da Moe'nun barında takılır. Leny Leonard: Carl ile iş arkadaşı ve Moe'nun barını çok sever. Abu Nahasapeemapetilon: Kwit-E-Mart' ta yedi gün yirmidört saat çalışan Apu aslında hintli. Otto Man: Springfiel ilkokulunun servis söförü. Nelson Muntz: Okulun kabadayısıdır. Ha ha! diye gülüşü ünlüdür. Martin Prince: Okulun ineği olan Martin, Nelson tarafından hep tartaklanır. Millhouse Van Houten: Bart'ın yakın arkadaşıdır. O da Nelson'dan korkar. Ralph Wiggum: Boya yiyen ikinci sınıf öğrencisi Ralph birçok hayali arkadaşı olan bir çocuktur. Clancy Wiggum: Polis Şefi olan Clancy o kadar iyi bir kanun adamı değildir. Todd Flanders: Ned Flanders'ın küçük oğlu. O da babası gibidir. Rod Flanders: Ned'in büyük oğlu. Hergün babası kardeşi ve Bart gibi kötü kişiler için dua eder. Willie: İşkoç aksanlı Willie Springfield İlkokulunda hademe olarak çalışır. Robert Terwilliger: Figüran Bob olarakta bilinen Robert, Bart'ı daha önce defalarca öldürmeye çalışmıştır. Dr. Julius Hibbert: Bart, Lisa ve Maggie'nin doğumlarında yanlarında olan doktor Hibbert, Homer'ı ölümden kurtarmıştı. Comic Book Guy: Obez çizgiromancı interneti ve çizburgerler çok seviyor. Edna Krabappel: Bart'ın sürekli sigara içen öğretmeni. Seymour Skinner: Hep Bart'ın şakalarına maruz kalan okul müdürü Skinner evde aşırı korumacı annesiyle yaşıyor. Strachy: Itchy
Martin Short, bu belgeselde kariyerinin ve hayatının unutulmaz anılarına dönüyor.
Klasik sahne performansları, daha önce yayınlanmamış özel görüntüler ve yıldız isimlerle yapılan röportajlar eşliğinde Short’un hem komedi dünyasındaki yolculuğu hem de neşeli kişiliği izleyiciye samimi bir şekilde aktarılıyor.
On üç Britanya kolonisinin bağımsızlık için nasıl savaştığını ve yeni bir ulus kurduğunu; askerlerin, liderlerin, kraliyet yanlılarının, Yerli Amerikalıların ve Afrikalı Amerikalıların deneyimleri üzerinden anlatıyor.
Yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı... Bu sürükleyici ve görkemli tarihî belgesel dizisi, Amerika Birleşik Devletleri’nin kurucu liderlerinin taşıdığı devrimci ideallerin, koskoca bir ulusun doğuşuna ve küllerinden yeniden var olmasına nasıl ilham verdiğini gözler önüne seriyor. Arşiv belgeleri, uzman görüşleri ve nefes kesen tarihi canlandırmalarla; sömürgeciliğe karşı başkaldırının, çekilen acıların ve modern dünyanın en güçlü devletinin temellerinin nasıl atıldığının epik hikâyesi.
On bir adam, "Uçan Kale" olarak bilinen bir bombardıman uçağının içinde, yerden beş mil yukarıda ve düşman hatlarının gerisinde Alman askerlerine karşı hayat mücadelesi veriyorlar. Amerikan bombardıman uçakları teker teker düşürüldükçe adamların işleri tek bir göreve indirgeniyor: hayatta kalmak.
Yunanistan'da Portokalos ailesinin sevgi ve şaşırtıcı olaylarla dolu; iç ısıtıcı ve eğlenceli aile buluşmasına katılın!
Huysuz emekli bir adam, gürültülü yeni komşularıyla beklenmedik bir arkadaşlık kurar. Yapım, 2015 tarihli İsveç filminin yeniden yapımıdır.
Babasının kimliğini keşfetmeyi ümit eden genç bir kız olan Sophie Sheridan'ın (Amanda Seyfried) öyküsü, ünlü pop grubu ABBA'nın hit şarkıları eşliğinde anlatılıyor. Sophie Sheridan evlenme aşamasına gelmiş genç bir kızdır. Nikâhtan bir gün öncesinde annesi Donna'nın (Meryl Streep) 20 yıl önce ziyaret ettiği Yunan adalarında yaşadığı geçmişinden üç erkek birden getirir.
The Polar Express / Kutup Expresi bir çocuğun yüreğini tamamen kapatmak ile inancın yaş, kural ve sınır tanımadığını öğrenmek arasında seçim yaptığı, masumiyet ile olgunluk arasındaki o kritik noktayı işliyor.
ABD Ordusu’nun 101. Hava İndirme Tümeni’ne bağlı Easy Company’nin hikâyesini merkezine alan yapım, askerlerin eğitim sürecinden başlayarak II. Dünya Savaşı boyunca Avrupa cephesinde yaşadıkları zorlu mücadeleyi adım adım takip eder.
Birlik, Operation Overlord kapsamında Normandiya çıkarmasına katılır; ardından Fransa ve Hollanda’daki kritik operasyonlarda yer alır, Battle of the Bulge gibi savaşın en çetin cephelerinden birinde hayatta kalma mücadelesi verir. Hikâye, savaşın yıkıcılığı kadar askerler arasındaki dayanışmayı, liderlik sınavlarını ve bireysel travmaları da gözler önüne sererek V-J Day’e uzanan süreci kapsar.
ABD Ordusu’nun 101. Hava İndirme Tümeni’ne bağlı Easy Company’nin hikâyesini merkezine alan yapım, askerlerin eğitim sürecinden başlayarak II. Dünya Savaşı boyunca Avrupa cephesinde yaşadıkları zorlu mücadeleyi adım adım takip eder.
Birlik, Operation Overlord kapsamında Normandiya çıkarmasına katılır; ardından Fransa ve Hollanda’daki kritik operasyonlarda yer alır, Battle of the Bulge gibi savaşın en çetin cephelerinden birinde hayatta kalma mücadelesi verir. Hikâye, savaşın yıkıcılığı kadar askerler arasındaki dayanışmayı, liderlik sınavlarını ve bireysel travmaları da gözler önüne sererek V-J Day’e uzanan süreci kapsar.
ABD Ordusu’nun 101. Hava İndirme Tümeni’ne bağlı Easy Company’nin hikâyesini merkezine alan yapım, askerlerin eğitim sürecinden başlayarak II. Dünya Savaşı boyunca Avrupa cephesinde yaşadıkları zorlu mücadeleyi adım adım takip eder.
Birlik, Operation Overlord kapsamında Normandiya çıkarmasına katılır; ardından Fransa ve Hollanda’daki kritik operasyonlarda yer alır, Battle of the Bulge gibi savaşın en çetin cephelerinden birinde hayatta kalma mücadelesi verir. Hikâye, savaşın yıkıcılığı kadar askerler arasındaki dayanışmayı, liderlik sınavlarını ve bireysel travmaları da gözler önüne sererek V-J Day’e uzanan süreci kapsar.
Toy Story 5 ( Oyuncak Hikayesi 5 ), oyuncakların bugüne kadarki en büyük sınavını konu alıyor: modern dijital teknoloji. Filmde Woody, Buzz Lightyear, Jessie ve diğer sevilen oyuncaklar, çocukların değişen alışkanlıklarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Artık oyun saatlerinin yerini tabletler, dokunmatik ekranlar ve dijital içerikler almaya başlarken, oyuncaklar kendilerine bu yeni dünyada hâlâ yer olup olmadığını sorguluyor.
Bonnie büyüdükçe geleneksel oyuncaklara olan ilgisini kaybetmeye ve zamanının büyük bölümünü ekran başında geçirmeye başlar. Bu durum, oyuncaklar için ciddi bir varoluş krizine dönüşür. Bir zamanlar çocukların en yakın dostu olan oyuncaklar, artık ekranların gölgesinde kalmaktadır.
Ekibin karşısına çıkan en büyük tehdit ise Lilypad adındaki gelişmiş bir akıllı tablet cihazıdır. Bonnie için en iyisinin dijital dünya olduğuna inanan Lilypad, oyuncakların çocukların hayatındaki yerini tamamen ortadan kaldırabilecek kadar güçlü ve manipülatif bir rakip olarak öne çıkar.
Woody, Buzz ve arkadaşları, çocukların kalbinde yeniden yer edinmek için şimdiye kadarki en zorlu maceralarına atılır. Film, geleneksel oyun kültürü ile modern teknoloji arasındaki çatışmayı duygusal ve eğlenceli bir hikâyeyle ele alırken; dostluk, aidiyet ve değişime ayak uydurma temalarını da merkezine alıyor. Oyuncak Hikayesi 5, “oyun zamanı”nın geleceğini belirleyecek büyük bir mücadeleyi beyaz perdeye taşıyor.
Pixar Animasyon Stüdyosu’nun dünyanın ilk bilgisayar animasyonu “Oyuncak Hikayesi” filminden yaklaşık 20 yıl sonra “Oyuncak Hkayesi 4” ile birlikte izleyiciler, Disney•Pixar’ın bu çok sevilen, ikonik karakterleriyle tekrar buluşuyor. “Oyuncak Hikayesi” ve “Oyuncak Hikayesi 2” filmlerinin yönetmeni John Lassater; Woody, Buzz Işıkyılı ve diğer tüm oyuncakların hayatlarındaki yeni bir sayfayı açan filmin yönetmen koltuğunda oturuyor. Filmin senaryosu, üç Oyuncak Hikayesi filminin de yazarları olan Lasseter, Andrew Stanton, Pete Docter ve Lee Unkrich tarafından yazılıyor. Filmin 21 Haziran 2019 yılında vizyona girmesi bekleniyor. Filmin hayranlarının yaptığı bir fragmanı izlemektesiniz.
Woody ve Buzz, sahipleri Andy’nin günün birinde büyüyeceğini kabullenmiş durumdadır. Peki o gün gelip çattığında ne yapacaklardır? Serinin üçüncü bölümünde Andy, üniversiteye gitmeye hazırlanmakta, sadık oyuncakları ise belirsiz gelecekleri yüzünden endişe içindedir.
Bir gece, Louvre müzesi müdürünün cansız bedeni bulunur. Bu olayın üzerine ünlü simgebilim Profesörü Robert Langdon (Tom Hanks) Louvre müzesine çağrılır. Müze müdürü ardında esrarengiz bir simge dizimi ve ipuçları bırakmıştır. Kendisi de tehlikede olan Langdon, polis kriptoloji uzmanı Sophie Neveu'nün (Audrey Tautou) yardımıyla, Leonardo Da Vinci'nin çalışmalarından bir dizi akıl almaz sırrı çözer. Tüm bu sırlar onları, hayatlarını 2000 yıldır gizli kalan eski bir gizemi korumaya adamış gizli bir topluluğu keşfetmeye yöneltir.
The Polar Express / Kutup Expresi bir çocuğun yüreğini tamamen kapatmak ile inancın yaş, kural ve sınır tanımadığını öğrenmek arasında seçim yaptığı, masumiyet ile olgunluk arasındaki o kritik noktayı işliyor.
Andy'nin tatil için bir kovboy kampına gitmesi sonucunda oyuncakları kendi başlarına kalırlar. Kafasını ilginç oyuncaklar toplamaya takmış Al McWhiggin adlı bir oyuncak koleksiyoncusunun Woody'i kaçırmasıyla birlikte olaylar gelişmeye başlar. Al'ın apartman dairesine götürülen Woody, 1950'lı yılların televizyon şovu "Woody's Roundup"ın ödüllü oyuncakları arasında en değerli koleksiyon parçasının kendisi olduğunun farkına varır. Orada aynı şovun diğer ödüllü oyuncaklarıyla tanışma fırsatını bulur Tanıştığı oyuncaklar arasında kovboy kız Jessie, Bullseye adlı bir at ve Stinky Pete adlı bir maden arayıcısı vardır. Woody'nın kaçırılması üzerine Andy'nın odasındaki diğer oyuncak arkadaşları Mr. Potato Head, Slinky, Dog, Rex ve Hamm duruma el koyarak arkadaşlarını bir müze parçası olmaktan kurtarmak üzere harekete geçerler. Bütün amaçları Andy kovboy kampından dönmeden Woody'ı kurtarmaktır.
Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir. Oyuncağı çok seven Andy, eski gözdesi Şerif Woody'e olan ilgisini yitirir. Bir gün Buzz yanlışlıkla pencereden aşağı uçunca, herkes Woody'nin onu öldürdüğüne inanır. Woody, kendisini kurtarabilmek için Buzz'ın arkasından giderek onu geri getirmeye karar verir. Fakat ikiliyi dış dünyada büyük tehlikelerle dolu maceralar beklemektedir.
Martin Short, bu belgeselde kariyerinin ve hayatının unutulmaz anılarına dönüyor.
Klasik sahne performansları, daha önce yayınlanmamış özel görüntüler ve yıldız isimlerle yapılan röportajlar eşliğinde Short’un hem komedi dünyasındaki yolculuğu hem de neşeli kişiliği izleyiciye samimi bir şekilde aktarılıyor.