Jacob Elordi Filmografi
Euphoria: A Look Back, HBO'nun büyük ses getiren ve geniş bir hayran kitlesine ulaşan dizisi Euphoria'nın mutfağına derinlemesine bir yolculuk sunuyor. Yapımın yaratıcısı Sam Levinson ile birlikte kamera arkası ekibi ve oyuncu kadrosu, dizinin başlangıç noktasını, zaman içindeki evrimini ve estetik dünyasını şekillendiren temel etkileri detaylandırıyor.
Hunter Schafer, Jacob Elordi, Alexa Demie, Maude Apatow, Eric Dane ve Sydney Sweeney gibi isimlerin anlatımlarıyla zenginleşen bu özel yapım, dizinin görsel diline yön veren Marcell Rév gibi önemli teknik isimlerin perspektiflerini de bir araya getiriyor. Kevin Turen ve Angus Cloud'un anısına hazırlanan çalışma, dizinin çekim sürecinden arşiv görüntülerine kadar pek çok özel anı izleyiciyle paylaşıyor.
Kıyamet sonrası bir dünyada, ölümcül bir virüs insanlığın büyük bölümünü yok eder. Hayatta kalanlar, “Reaper” adı verilen yağmacı grupların tehdidiyle karşı karşıya kalır. Pilot olan Hig (Jacob Elordi), salgından sağ kurtulmayı başarsa da eşini kaybetmenin acısıyla yaşam mücadelesi verir.
Emerald Fennell imzalı Wuthering Heights (2026), Emily Brontë’nin klasik romanından esinlenen, tutku, sınıf çatışması ve takıntılı aşk temalarını merkezine alan karanlık bir dönem romantik dramı.
18. yüzyıl İngiltere’sinde, Yorkshire bozkırlarının sert ve kasvetli atmosferinde geçen hikâye, Earnshaw ailesinin malikânesi Wuthering Heights’a getirilen gizemli bir çocukla başlar. Ailenin kızı Catherine Earnshaw ile bu yabancı çocuk –sonradan Heathcliff adını alır– arasında zamanla derin, yoğun ve sınırları zorlayan bir bağ oluşur. Çocuklukta başlayan bu bağ, yıllar içinde tutkulu fakat yıkıcı bir ilişkiye dönüşür.
Toplumsal sınıf farklılıkları, hırs, kıskançlık ve statü arzusu; Catherine’in hayatına yön verirken, Heathcliff’in iç dünyasında öfke ve intikam duygularını büyütür. Catherine’in güvenli ve varlıklı bir hayat ile ruhsal bağının temsil ettiği tutkulu aşk arasında kalması, olayların seyrini geri dönülmez biçimde değiştirir. Seçimler, yalnızca iki karakterin değil, çevrelerindeki herkesin kaderini etkiler.
Film; romantik bir hikâye anlatmanın ötesinde, saplantı ile sevgi arasındaki çizgiyi, güç dinamiklerini ve insanın kendi arzularına yenik düşüşünü irdeleyen gotik bir atmosfer sunuyor. Bozkırların sert doğası ve malikânelerin kapalı, baskıcı dünyası; karakterlerin iç çatışmalarını yansıtan güçlü bir görsel arka plan oluşturuyor.
Fennell’in yorumunda hikâye, ilk gençlikte hissedilen yoğun ve kontrolsüz duyguların perspektifiyle ele alınıyor; bu da anlatıya hem şiirsel hem de rahatsız edici bir ton kazandırıyor. Wuthering Heights, klasik bir aşk hikâyesinden çok, tutkuların insanı nasıl dönüştürdüğüne ve kimi zaman yok edebildiğine dair karanlık bir anlatı sunuyor.
Dahiyane fakat kibirli bir bilim insanı olan Dr. Frankenstein (Oscar Isaac), yaptığı korkunç deneyle bir yaratığa (Jacob Elordi) hayat verir. Ancak bu deney, hem yaratıcının hem de bu trajik varlığın yıkımına yol açar.
1943'te Burma Demiryolu'nda ve II. Dünya Savaşı sırasında Pasifik genelinde geçen bu hikâye, savaşın zalimliğini, hayatın kırılganlığını ve aşkın imkânsızlığını, Avustralyalı bir doktor ve savaş esirinin gözünden anlatır.
Vietnam savaşında yer almamak için Kanada'ya kaçan altmış bin asker kaçağından biri olan Leonard Fife (Richard Gere), bir efsane gibi görülen hayatını bu izlenimden kurtarmak için sırlarını paylaşıyor.
Muriel ve kocası Lee, parlak bir geleceğe adım atmak üzeredir. Ancak Lee'nin kardeşinin gelişi, tüm planlarını altüst eder. Muriel, gizli bir hayat yaşamaya başlar; at yarışlarına bahis oynar ve asla mümkün olacağını düşünmediği bir aşkla karşılaşır.
Film, Priscilla (Cailee Spaeny) ve Elvis Presley (Jacob Elordi) arasındaki ilişkiyi ele alıyor.
Oxford Üniversitesi'ndeki bir öğrenci, asla unutulmayacak bir yaz için onu eksantrik ailesinin mülküne davet eden büyüleyici ve aristokrat bir sınıf arkadaşının dünyasına çekilir.
Vic ve Melinda Van Allen, evliliklerinde sorun yaşayan bir çifttir. Uzun süredir yaşadıkları sıkıntı, aralarındaki sevginin de giderek azalmasına neden olur. Evliliklerini sonlandırmak istemeyen çift, birbirlerinin başkaları ile görüşmelerine izin vererek boşanmaktan kaçınmaya çalışır. Ancak Melinda'nın birlikte olduğu kişilerin tek tek ortadan kaybolması, Vic'in baş şüpheliler arasında yer almasına neden olur.
"Delidolu" (The Kissing Booth) hikâyesinin devam filminde, lise son sınıf öğrencisi Elle Evans (Joey King) hayatının en karmaşık dönemlerinden birine adım atıyor. Bir yandan hayallerindeki erkek arkadaşı Noah (Jacob Elordi) ile uzak mesafe ilişkisini yürütmeye çalışan Elle, diğer yandan üniversite başvurularının yarattığı gelecekle ilgili kararların ağırlığını omuzlarında hissediyor.
Genç kızın hayatı, Noah’ın yokluğunda okula yeni gelen yakışıklı bir sınıf arkadaşıyla kurduğu yakın dostlukla iyice karışıyor. Bu yeni bağ, Elle’in hem ilişkisini hem de planlarını derinden etkileyebilecek bir boyuta taşınırken; genç kahramanımız aşk, sadakat ve büyümenin getirdiği zorluklar arasında kendine bir yol çizmeye çalışıyor.
Birbirine zıt iki insan bir hastalığın pençesindedir. Hayat ve ölüm onları sürpriz bir şekilde bir araya getirecektir.
Bir grup lise öğrencisinin uyuşturucu, seks ve şiddet içeren yaşam karmaşasına derin bir bakış.
Lise festivalindeki bir öpücük kabini, genç Elle’in (Joey King) hayatını bir gecede tamamen değiştirecektir. İlk öpücüğünü okulun en popüler ve tehlikeli erkeğiyle paylaşan Elle, kendini bir anda tutkulu ama bir o kadar da yasak bir aşkın ortasında bulur. Ancak bu gizli ilişkinin çok büyük bir bedeli vardır: Sevgilisi, çocukluktan beri ayrılmaz bir parça olduğu en yakın arkadaşının abisidir. Elle, kalbinin sesini mi dinleyecek, yoksa hayatındaki en önemli dostluk bağını korumak için aşktan vaz mı geçecektir?
Kaptan Jack Sparrow (Johnny Depp), denizde yıllar boyu yaşadığı tehlikeli maceraların ardından bir kez daha zor duruma düşmüştür. Gaddar Kaptan Salazar (Javier Bardem), hayaletli gemisiyle birlikte sonunda şeytan üçgeninden kurtulmuş, karşısına çıkan tüm korsanları yok etmeye ant içmiştir. Jack Sparrow'un tek kurtuluş umudu, sahibine denizlerin mutlak kontrolünü veren Poseidon Asası'nı bulmaktır. Bu zorlu yolculukta ona güzel astronom Carina Smyth (Kaya Scodelario) ve dik kafalı denizci Henry (Brenton Thwaites) eşlik edecektir.
Jay Leno’nun ikinci kez emekli olmasının ardından, gece kuşağının sevilen programı The Tonight Show’un bayrağını Jimmy Fallon devralıyor. Program, 42 yıl boyunca Los Angeles’ta devam eden yayın hayatının ardından Fallon ile birlikte köklerine dönerek yeniden New York’ta çekilmeye başlanıyor.
Steve Higgins ve ekibin eşlik ettiği yapımın konuk koltuğu ise dünyaca ünlü isimleri ağırlıyor. Michael Strahan ve Demi Lovato gibi yıldızların yanı sıra Nick Jonas ile BTS üyeleri Jin, SUGA, Jimin, j-hope ve Jung Kook’un da dahil olduğu zengin bir konuk listesi, eğlence dolu anlara eşlik ediyor.
Euphoria: A Look Back, HBO'nun büyük ses getiren ve geniş bir hayran kitlesine ulaşan dizisi Euphoria'nın mutfağına derinlemesine bir yolculuk sunuyor. Yapımın yaratıcısı Sam Levinson ile birlikte kamera arkası ekibi ve oyuncu kadrosu, dizinin başlangıç noktasını, zaman içindeki evrimini ve estetik dünyasını şekillendiren temel etkileri detaylandırıyor.
Hunter Schafer, Jacob Elordi, Alexa Demie, Maude Apatow, Eric Dane ve Sydney Sweeney gibi isimlerin anlatımlarıyla zenginleşen bu özel yapım, dizinin görsel diline yön veren Marcell Rév gibi önemli teknik isimlerin perspektiflerini de bir araya getiriyor. Kevin Turen ve Angus Cloud'un anısına hazırlanan çalışma, dizinin çekim sürecinden arşiv görüntülerine kadar pek çok özel anı izleyiciyle paylaşıyor.
Muriel ve kocası Lee, parlak bir geleceğe adım atmak üzeredir. Ancak Lee'nin kardeşinin gelişi, tüm planlarını altüst eder. Muriel, gizli bir hayat yaşamaya başlar; at yarışlarına bahis oynar ve asla mümkün olacağını düşünmediği bir aşkla karşılaşır.